Yayınlanma Zamanı: 2008-03-05 00:49:00
Afiş..
İstediğiniz ne zaferdi ne gözyaşı
Ne hüzünlü org ne papazın son duası
On bir yıl nedir ki on bir yıl
Yaptığınız kullanmaktı silahlarınızı
Ölüm gözünü kamaştırmaz partizanın
Asıldı yüzleriniz tüm duvarlara
Gece ve sabah karasıydınız, korkutucu, süzgün
Bir afiştiniz, kızıl bir kan lekesi gibi
Adlarınızı bile söylemek öylesine güçtü ki
Gelip geçende dehşet etkisi yaratın istediler
Sizi kimse Fransız olarak görmez gibiydi
Gün boyu bakmadan geçti gitti insanlar
Kimi parmaklar durmadı ama karartmada
‘Fransa için öldüler’ yazdı afişe
Dekorlar..
Ne kadar ufuk değişsekte
Yürekte ahenksizlik kalan
Kişiler kişiler kişiler
Bütün bu saçmalıklar içinde
Sadece dekoru bize kalan
O alıp hep eve getirirdi
Aptal ve yobaz olanları
Okurdum tembelce uzaklaşmayı
Mevsimden kaçan bir gün gibi
Sadece dekoru bize kalan
Ne kadar balık değişsekte
Bütün sulardır tatlı olan
Bütün gözyaşları buharlaşan
Aylar geçip skor yazan
Sadece dekoru bize kalan
Ne kadar hapishane değişsekte
Ruhumuz ve bedenimiz taşınan
Aylar geçip skor yazan
Bu kadar iğrenç ihanetteler
Ateşler ve esinlikler
Sadece dekoru bize kalan
Kalp bu ekmek gibi kırdığımız
Sığırcık kuşları onu gagalayan
Gitmeliydim kalmak oldu hatamız
Meşalenin son ışığından
Sadece dekoru bize kalan
Meşhur dünya…
Bu mevsim insanlar
Taş gözlü korku ayaklılar
Gözbebeklerindeki rüyalar
Kafeste vahşi hayvanlar
Manzaranın tozu
Ateş ve demir
Günün büyük oyunu
Eski talanlara direnir
Kuruntusuz ormanda
Gidiyor kurtlar kadife adımlarla
Her günün vebasıdır
Güneşin canavarlığında
Ayıp ve zafer arasında tutku
Ve inkarcılık arasında umut
Adaletin terazisi
Yanlışların lanetli kitabında
Nehrin güvensiz geçidindeyiz
Yaşayanlardan ölülere giden
Pişmanlıkların asma köprüsünden
Ölülerden yaşayanlara giden
Kalp ve gömlek arasında
Yer var sadece bıçağa
Tez mi geç mi
Her şey ihanetin tadında
Zulmün gizli rüzgarı
Acayip döndürdü başları
Ne dileniyor bu kişiler
Sözlerin ayrılığında