Yazarın Değirmenimden Mektuplar adlı öykü kitabı dünya edebiyatının en önemli öykü kitaplarından birisi haline gelmiş ve dünya klasikleri arasında sayılmıştır.
Daudet Hakkında
Alphonse Daudet (1840-1897): Fransa’nın Nimes kentinde dünyaya gelen Daudet ailesi iflas edene kadar avare bir hayat sürmüş, ailesinin iflası ile genç yaşında eğitimini yarıda bırakıp kendi halinde bir gazeteci olan ve Paris’te yaşayan ağabeyinin yanına gitmiş, edebiyat çevreleri ile tanışma fırsatı bulan. Şiir, roman, hikâye, mektup, anı-mektup türlerinde eserler vermeye başlamıştı. Genç yaşlarında yaz aylarını satın aldığı Fontvielle adlı değirmende geçiren Daudet, bu değirmendeki yıllarını ve orada gözlemlediklerini hikâye kitabı haline getirecekti.
Bu değirmen ve çevresindeki kır hayatının kendisine huzur verdiğini düşünmüş ve eserlerinin pek çoğunu da yıllardır çalışmayan, atıl durumda olan metruk ve yıkık dökük bu değirmende yazmıştı. Bir müddet Cezayir ve Korsika’da da kalan yazar bu eserini yayımladıktan sonra çok kısa bir sürede şöhretli bir yazar haline geldi.
Jack , Taraskon’lu Tartarin, Tartarin Alpler’de, Taraskon Savunması ve Taraskon Limanı adlı eserleri de olan yazarın Değirmenimden Mektuplar, adlı eseri Sabri Esat Siyavuşgil tarafından Türkçeye çevrilmiştir.
Değirmenimden Mektuplar adlı öykü kitabında toplam 22 öykü bulunur. Bu öykülerin her biri anı mektup türünde yazılmış öykülerden oluşmaktadır.
DEĞİRMENE YERLEŞME
“Buraya gelişime en çok şaşıran tavşanlar oldu. Geldiğim gün, en aşağı yirmi tane tavşan vardı. Beni, görünce gittiler. Umarım yine gelirler. İkinci kattaki baykuş hoşuma gittiği için onunla yeni kira sözleşmesi yaptım.
Değirmenimden çok memnunum. Burası tam istediğim gibi, gazetelerden, faytonlardan, sisten çok uzakta, güzel kokulu, sıcak bir köşe! Etrafımda ne kadar güzel şeyler var. Buraya yerleşeli sekiz gün olmadı ama içim coşkuyla dolup taşıyor…”
Beaucaire Postası:
“Buraya gelirken, dolmuş görevi yapan bir posta arabasına binmiştim. Arabadaki insanlar çok konuşkan ve şakacı idiler. Hepsi birbirini tanıyordu. Sürekli, aynı arabada bulunan kasketlinin kaçıp kaçıp geri gelen karısından bahsediyorlardı. Kasketli, “Yeter artık, yalvarırım kesin artık” dediyse de dinlemediler. Diğerleri inmiş, ikimiz kalmıştık. Bana dedi ki: “Bana iyi bak arkadaş! Bir gün buralarda bir cinayet olduğunu duyarsan, hiç tereddüt etmeden ‘katilin kim olduğunu biliyorum’ diyebilirsin.”
Yüzü, küçücük solgun gözleriyle ne kadar sönük ve üzgündü. Bu gözler, yaş içindeydi, ama bu ses kin doluydu. Kin, zayıfların hiddeti!… Karısının yerinde olsam ondan korkar ve uzak dururdum.”
Bu kitaptaki öyküler zaman zaman tarafımdan paylaşılacaktır.
KİTAPTA YER ALAN ÖYKÜLER
:ARLES’LI KIZ
PAPA’NIN KATIRI
SANGUINAIRES DENİZ FENERİ
SÉMILLANTE’İN CAN ÇEKİŞMESİ
GÜMRÜK KOLCULARI
CUCUGNAN PAPAZI
YAŞLILAR
DÜZYAZI BİÇİMİNDE BALATLAR
BIXIOU’NUN EL ÇANTASI
ALTIN BEYİNLİ ADAM
ŞAİR MİSTRAL
İLAHSIZ ÜÇ AYDIN NOEL ÖYKÜSÜ
PORTAKALLAR
ÇİFTE HANLAR
MILIANAH’DA GEZİ NOTLARI
ÇEKİRGELER
SAYGIDEĞER PÈRE GAUCHER’NİN İKSİRİ
CAMARGUE’DA
KIŞLA ÖZLEMİ