Psikoloji

Mouni Sadhu – Konsantrasyon Adım Adım Mutlak Zihinsel ve Ruhsal Hakimiyet

Hayat şartlarını ve statüsünü yükseltmek için zihinsel güçlerini geliştirmek isteyen ve inanç konusunda pek emin olmayan kişiler (örneğin agnostikler). Bu kişiler için bu kitabın yalnızca III. Kısım’daki uygulamalı alıştırmalar, I. ve II. Kısım’daki açıklamalar ilgi çekici olacaktır. Yedi çift alıştırmanın ilerisine gitmek zorunda değildir.

Bu kitap zihinsel konsantrasyon ve meditasyonla ilgili mevcut birçok teorik çalışma ile zihinsel güçlerin gündelik hayata genel uygulanması arasındaki boşluğu kapatmak için yazılmıştır. Bu konularla ilgili geniş literatür zihin kontrolü geliştirirken nelerin yapılıp nelerin yapılmaması gerektiği konusunda sayısız ‘emir’ verir.

Fakat “Nasıl?” ve “Niçin?” gibi kaçınılmaz sorulara pratik yanıtlarla ilgili en önemli ve gerekli öğütleri kolayca bulamazsanız. * Bakınız Kybalion önsöz, Atkinson kitabın üç yazarlarından biri olduğu farz edilmektedir.

K.M. Yarım asırdan önce doğuştan yeteneklere ve birçok deneyime sahip bir Amerikalı, Yogi Ramaçaraka takma adıyla yazan William Walker Atkinson* Doğu Felsefesi ve Yoga hakkında, bilinçli ve bilgece bir tavırla kendi “Eklektik Yöntem”ine dayandırdığı bir dizi çok yararlı kitaplar yayınlamıştır. Belli başlı eserlerinin isimleri şunlardır:

Hatha Yoga, Raja Yoga, Jnani Yoga, Fo urteen Lessons in Yogi Philo-sophy and Oriental Occultism (On Dört Derste Yoga Felsefesi ve Doğu Okültizm) ve nihayet son mesajını içeren Philosophies and Religions of India (Hindistan’ın Felsefe ve Dinleri). Pratik öğütlerle dolu bu kitaplar kendi türünün herhalde en iyi örneklerini oluştururlar.

Çağının okültistlerinde rastlanmayan bir çabayla kendi çağının bilinen çeşitli metinlerinden bulabildiği en iyi malzemeleri seçmiştir. Asrımızın ikinci yarısında genel olarak psikolojide ve okült psikolojide büyük ilerlemeler kaydedilmiştir ve günü müz de ar tık in san bi lin ci ve o nun ça lış ma bi çim le ri hakkında atalarımızdan çok daha fazla bilgiye sahibiz.

Bugün insanın ana itici gücü, onun aklı ve zihni ile çalışma yöntemlerinin ayrıntıları farklı olsa da, elinizdeki çalışmanın dayandığı nokta aynıdır. Yazar tarafsız olarak kitabına en iyi ve en çok sınanmış yöntemleri ve alıştırmaları, ayrıca öğrenciye daha sonra kendi başına düşünmesine yardımcı olacak ve onun önünde daha önce algılayamadığı yeni ufaklar açacak zorunlu açıklamaları eklemiştir.

Özellikle bu kitabın III. Kısım’ındaki alıştırmaların bu amaca hizmet etmesi umulmaktadır. Bu kitap şu iki okuyucu türü için faydalı olabilir: 1.2. Kendi geçici fiziksel tezahüründen daha derin şeylerin peşinde olanlar, I. Kısım ve II. Kısım’daki ve IV. Kısım’daki süper zihinsel başarılar ve nihai düşüncelerle ilgili yararlı açıklamalara özel bir dikkat sarf ederek kitabı sonuna kadar etüt etme ihtiyacını hissedeceklerdir.

Etüdün tamamı konsantrasyonun nihai amacı olan yönlendirilmiş sezgisel bilgi veya diğer adıyla Benliğin Bilgeliğidir. Başlangıçta her iki öğrenci tipi için de herhangi bir inanç sistemi zorunlu değildir. Başarı için en önemli şart sağlam bir mantıktır.

Sağlam bir şekilde akıl yürütme yeteneği, bilenmiş bir araç gibi, eksiksiz bir biçimde egemen zihni bir temel olarak kullanarak, daha yüksek bir algılama gücü ne dö nüş tü re cek ve in sa nın ni hai ö zünü, ö lüm süz ve sınırlandırılamaz ruhu yansıtacaktır.

Bu kitap herhangi bir felsefe sistemi ve onun teknikleriyle sınırlı değildir. Malzemeler Batı ve Doğu mirasından kendi değerlerine göre serbestçe seçilmiştirler. Yazar ömür süren arayışları sırasında gelişmiş Doğulu ustaların bilip de Batılı ustaların bilmediği çok az şey olduğu nu, bu nun ter si nin de ge çer li ol du ğu nu, tüm ge re ke nin insanların gerekli becerilere ve niteliklere sahip olması ve ciddiyet olduğunu öğrenmiştir. Batı ve Doğu sistemleri dışarıdan farklı görünebilse de, en içteki inisiyatik içerik değişmez.

“Konsantrasyon” kelimesinin Latince kökeni net ve kesin bir anlama sahiptir. Bu kelime ortak bir merkezi veya bir merkeze doğru har eket etmeye iş ar et eder ve en iyi şekilde “tek-amaçlılık” kelimesiyle tercüme edilebilir.

Bu anlam Latince kelimenin birincil anlamına çok yakındır. Bu çalışmada tümüyle pratik bir yolla, insan zihninin tek-amaçlılık yeteneğini kazanması için nasıl konsantre edileceğini göstermeye çalışacağım. Öğrencinin alıştırmalarına neyi niçin yaptığına dair yeterli netliğe sahip bir kavrayışla başlamasını sağlamak için gerekli psikolojik ve teknik açıklamalar asgaride tutulacaktır.

Sorumuz şudur: Konsantrasyon çalışması Niçin, Ne zaman ve Nasıl yapılmalıdır? Eğer çalışma başarılı bir şekilde yürütülürse ne kazanacağız? Diyelim ki elinizde ucu kör bir kalem veya çubuk var. Eğer e li niz de ki ba sit a le tin u cu nu kes kin leş tir mez se niz, bir kar ton par ça sı nı o nun la del me nin çok zor ol du ğu nugörürsünüz.

Ucu kör kaleme güç uygulamak bile düzgün bir delik açmaya yardımcı olmayacaktır. Neden? Çok basit bir fizik yasası yüzünden. Gücünüz kör aletin kıyasen geniş yüzeyine, bütüne dağılmıştır ve bu yüzden kartonun partiküllerini birbirinden ayırıp temiz bir delik açmaya yeter li de ğil dir. Aynı şekilde kör bir bıçak veya testerede iyi kesmez ve güç çok geniş bir alana, çok fazla noktaya yayıldığından kuvvet boşa harcanır ve iyi bir sonuç elde edilmez.

Yani uç konsantre değildir. Aletinizi keskinleştirirseniz bir delik açmak veya düz bir çizgide kesmek zor olmayacaktır. Eğer burada bir sır varsa, o nerededir? Tek bir noktaya uygulanan kuvvetin daha etkili işlemesi ve çok noktaya aynı anda uygulanan eşit kuvvetten daha büyük görünmesi gerçeğindedir. Bu kitabın III. Bölümündeki alıştırmaların dayandığı temel, bu basit yasadır.

Burada kusursuz bir fiziksel alet peşinde değiliz. Birincil amacımız zihnimizi düzgün bir biçimde kullanmak, ancak iyice keskinleşmiş, tek hedefi bir aletin kullanılmasıyla elde edilebilecek gizemli güce ve başarıya sahip olmaktır. İnsan zihniyle ilgili olarak buna “düşünme ilkesi” diyebiliriz.

Bu konuyla ilgili olarak son zamanların büyük Hint Rişilerinden (Bilgelerinden), okült psikoloji ve insan aklıyla ilgili tüm sorular konusunda bir otorite olan Sri Ramana Maharşi’den bir alıntı yapmak isterim: “Ortalama bir insanın zihni sayısız düşüncelerle doludur, dolayıyla bu bireyler son derece zayıftırlar. Sayısız fayda sız dü şün ce nin ye ri ne tek bir dü şün ce gel di ğin de ken di başına bir güce dönüşür bu ve çok kapsamlı etkilere sahiptir.”

Fikirleri bugün insanlığa hizmet eden birçok büyük bilim adamının ve kaşifin, kendilerine özgü keşiflerini genellikle bu dikkatli ve yoğun düşünme yeteneklerine borçlu olduklarını biliyoruz. Isaac Newton, Thomas Alva Edison, Louis Pasteur ve birçokları, kendi olağanüstü konsantrasyon güçlerinin,

bütün diğer her şeyi dışarıda bırakarak yalnızca tek bir nesneyi düşünebilme yeteneklerinin farkında olup bu gücü kullanabilen insanlardı. Latin Amerika’da kendi zihinlerine hâkim olamayan ve bir fikirden ötekine savrulup duran insanlara, şaka yollu, fakat çok yerinde olarak “quinhendos pensamentos” diyorlar, bir anda “beş yüz düşünce.”

Zihinlerimizi keskinleştirmek ve odaklamak fikri ne yeni, ne de mantıksızdır. Tam tersine, tümüyle sorgulanabilen, uygulanıp başarılı olunabilen kesin araçlara ve amaçlara sahip olduğu için bilimseldir.

BENZER İÇERİKLER

Erich Fromm – Umut Devrimi

Editor

Ömer Özkaya – Zihin Kontrolü

Editor

Yorum bırak

* Bu formu kullanarak yorumlarınızın bu web sitesi tarafından saklanmasını ve yayınlanmasını kabul etmiş olursunuz.

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. İstediğiniz zaman çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku

Gizlilik ve Çerez Politikası