Roman (Yabancı)

Hayalperestler

Bu kitapta yer alan her şey gerçek; aynen olduğu gibi yazıldı. Onu yazmak ölü toprağını üzerimden çekip aldı; umarım bir ölçüde okurun da içini nedensiz bir neşeyle doldurmayı başarır. Patti Smith Çoluk Çocuk ile gönülleri fetheden Patti Smith, bu küçük, adeta ışık saçan anı kitabında çocukluk yıllarına dönüyor ve yaşamının ilk kutsal deneyimlerini yeniden ziyaret ediyor. Anıları o denli canlı, o denli renkli, o denli parlak ki, çoğu kez gerçeküstünün eşiğinde dolanıyor. Hayalperestler, küçük bir kız çocuğunun hayalperestliğin anlamını ve uçuşan düşünceleri yakalayıp kurtarmanın sırrını keşfederek kendini bulma öyküsü. Çoluk Çocuk hiç bitmeseydi diyenler için… “Çocukken ne mutluyuzdur. Işık, mantığın sesiyle nasıl da körelir. Bu hayatta taşı düşmüş yüzükler gibi dolanıyoruz.” Hayalperestler

Babama…

İçindekiler

Okura…………..ix

Bir İstek………….3

Hayalperestler…………5

Halk Dansları…………13

Kovboyun Gerçekleri……….19

Hint Yakutları…………23

Çizim…………..27

İki Dünya………….43

Cennette Sanat…………51

Bin Dokuz Yüz Elli Yedi………53

Kimberly………….61

Millet…………..63

Uçmak…………..67

Bir Veda………….75

Okura

1991 yılında, kocam ve iki çocuğumla birlikte, Detroit’in hemen dışındaki eski bir taş evde yaşıyordum. Evimiz, suyunu Saint Clair Gölü’ne boşaltan bir kanala bakıyordu. Yıpranmış duvarları sabah sefalarıyla, sarmaşıklarla kaplıydı; balkon ise coşkuyla büyüyen asmalar ve yaban gülleriyle örtülüydü -onların birbirine dolanmış dalları arasına kumrular yuva yapmıştı. Bahçe hayli bakımsızdı; bitkiler haddinden fazla boy atmıştı. Komşular bu durumu hayretle karşılar, yokluğumuzda bahçemizi adam etmeye uğraşırlardı. Haylaz bahçemiz içinde -gururla-bolca yabani çiçek, çeşit çeşit leylak, iki adet yaşlı mı yaşlı söğüt ve bir tanecik de armut ağacı barındırırdı. Evimizi ve ailemi gerçekten çok seviyordum, ancak o ilkbahar kelimelere dökmekte zorlandığım, feci bir hüzne kapıldım. Çocukları okula gönderip günlük işlerimi hallettikten sonra saatlerce söğütlerin altında oturur, düşüncelere kapılır giderdim. Hayalperestleri yazmaya başladığımda, yaşamıma işte böylesi bir ruh hali hâkimdi.

Raymond Foye’dan bir mektup almıştım; benden bir metin kaleme almamı istiyordu. Raymond Foye, Francesco Clemente ile birlikte Hanuman Kitapları’nın kurucusuydu. Bu yayınevinin bastığı kitaplar -tıpkı cep boy dua kitapları gibi- 7×10 santim boyutlarındaydı. Fikir hoşuma gitti; sonbahar başlarında -tam da armutların belirdiği sırada- çalışmaya giriştim. Başta yavaş yazıyordum, Raymond arada bir telefonla arayıp beni cesaretlendirirdi. Bir keresindeyse William Burroughs’dan gelen bir talebi iletmek üzere aradı. Tüm Hanuman kitapları numaralıydı; numaralar ciltlerin sırtında yer alırdı. Benimki 46 olacaktı; doğduğum yıl. Fakat William da aynı numarayı istiyordu; en sevdiği numara 23’tü, ikiyle çarpınca benim numaram çıkıyordu. William’ın aşkına, numaralarımızı değiştim.

Metni kareli kâğıt üzerine elle yazdım ve 30 Aralık 1991 günü, kırk beşinci yaş günümde tamamladım. Raymond’a gönderdim, o da benim için daktilo etti ve yayımlanması için Madras’a gönderdi. Meğer 45, zaten mükemmel numarammış.

Hayalperestlerin ilk kopyasını babama verdim, üzerinden zaman geçmesine rağmen herhangi bir yorumda bulunmadı. Babam güzel insandı, fakat onu etkilemek zor işti. Pek şans vermesem de, kitabımı okuyacağını ummuştum. Ancak birkaç yıl sonra, ölümüne yakın, bana, “Patricia, kitabını okudum” dedi. Eleştirel bir yorum duymaya kendimi hazırladım; gerçi böylesi kısa bir metne kitap demesine şaşmıştım. “İyi bir yazarsın” dedi, sonra da bana bir kahve yaptı. Bu, babamdan hayatı boyunca aldığım böylesi tek övgüdür.

Bir seferinde şöyle bir soru ile karşılaşmıştım; Hayalperestler benim için peri masalı mıdır? Öylesi masalları daima sevmişimdir;

ancak peri masalı benzetmesi bu örnek için geçerli değil. Bu minik kitapta yer alan her şey gerçek; aynen olduğu gibi yazıldı. Onu yazmak ölü toprağını üzerimden çekip aldı; umarım bir ölçüde okurun da içini nedensiz bir neşeyle doldurmayı başarır.

PASKALYA PAZARI, 2011, BARCELONA

HAYALPERESTLER

Bir İstek

Hep bir kitap yazacağımı hayal etmişimdir; kısacık da olsa, insanı kendi dünyasından çekip alacak, ölçülüp biçilemeyen, hatta sonradan hatırlanamayan bir diyara taşıyacaktı.

Pek çok şey hayal ederdim. Mesela pırıl pırıl parlayacağımı… İyi biri olacağımı. Bir dağın doruğunda, gözlerden ırak, bulutlar arasında oturup dünyayı döndüren tekerleği çevireceğimi… Biraz olsun etkim olacağını, bir işe yarayacağımı…

Tuhaf tuhaf dilekler, havada tüyler gibi uçuşuyor, çırpı bacaklı hüzünlü çocuğun bedeni giderek hafifliyor; o kadar hafifliyor ki, halhalları ağır pabuçlarının içinde neredeyse kaybolup gidiyor.

Çoraplarımın hepsi yamuk yumuktu; herhalde içlerine sürekli bilye doldurduğumdandır. Misketleri çoraplarıma sokuşturur, sonra da evden fırlardım. İyi olduğum tek konu buydu; karşıma kim çıksa yeniyordum.

Geceleri ganimetimi yatağın üzerine döker, hepsini güderiyle bir güzel silerdim. Onları renklerine, kıymetlerine göre dizerdim; onlar da sonra kendi aralarında yeniden dizilirlerdi. Parlak küçük gezegenler; hepsinin kendi geçmişi, kendi altın gibi ışıl ışıl iradesi vardı.

Kazanmamı sağlayan yeteneğin asla benden geldiğini düşünmedim. Bence olay objenin kendisinde bitiyordu; benim dokunuşumla hayata geçen bir tür büyü gibiydi. Böyle düşünerek hemen her şeyde sihir buldum; sanki her şeyde, doğanın bütününde bir cinin dokunuşu vardı.

Dikkatli olmalıydınız, akıllı olmalıydınız. Çünkü idrak edebi-lenler uzaktaki bir şeyi yakalayabilir, yakına getirebilirlerdi.

Rüzgâr penceremi örten kumaşın ucunu yakaladı. Gece nöbetindeydim; aniden korkunç güzel bir şeye dönüşüveren küçük şeyler için gözümü dört açmıştım.

Uzun uzun bakar, ortamı tartar, sonra bir anda kayar giderdim; tuhaf kollarımın ya da yamuk yumuk çoraplarımın farkında olmaksızın, fırdöndü gibi havalanır, dünyadan dünyaya atlardım.

Gitmiştim, artık orada değildim; ama kimse bunun farkında değildi. Çünkü hepsine hâlâ oradaymışım gibi geliyordu; küçük yatağımın üstünde oturmuş, oyuna dalmış gibi görünüyordum.

{{ reviewsOverall }} / 5 Kullanıcılar (0 puanlar)
Bu yazının puanı
Yorumlar... Yorum ve puan bırak
Tarafından sipariş:

İlk yorum bırakan siz olun.

User AvatarUser Avatar
Doğrulandı
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Bu incelemenin henüz yanıtı yok.

Avatar
Daha fazla göster
Daha fazla göster
{{ pageNumber+1 }}
Yorum ve puan bırak

BENZER İÇERİKLER

Ara Dünya

Editor

Zehiri Kim Verdi

Editor

Kutsal Mezarın Günahkar Misafiri

Editor
Yükleniyor....

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. İstediğiniz zaman çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku

Gizlilik ve Çerez Politikası