Kitap Özetleri

NAMIK KEMAL VE AKİF BEY OYUNU HAKKINDA BİLGİLER ÖZETİ

NAMIK KEMAL
VE AKİF BEY OYUNU HAKKINDA BİLGİLER

Akif Bey adlı oyun  Namik Kemal’  1873 yılında Magosa sürgünü yıllarında yazmış olduğu  ve
1873- 1874 yılında da Osmanlıca olarak basılmış beş perdelik  bir tiyatro oyunudur.   Yazar bu oyunun Magosa’ya sürgüne giderken muhtemelen de götüren gemide ve yaptığı deniz yolculuğu esansında tasarlamış ve Magosa’dak, günlerinde de kaleme almıştır.

 Namik Kemal’   1872’ nin son günlerinde Gelibolu’dan İstanbul’a dönmüş,  kendisine ait İbret gazetesinin başına geçmiş; Nisan 1873 yılında Güllü Agop’un tiyatro binasında oynanan  Vatan
Yahut Silistre  adlı oyunu çok beğenilip  “ilk iki ay zarfında 47 defa oynanınca Namık Kemal, Magosa’ya sürgüne gönderilmişti.  Çok beğenilen Vatan Yahut Silistre  adlı oyunu sonrasında birçok oyun daha yazmaya karar vermiş,  Vatan Yahut Silistre ‘nin hükümeti çok korkutması sonrasında gönderildiği Magosa’da  Zavallı Çocuk , Akif Bey ve Gülnihal adlı oyunlarını da yazmıştı. Namık Kemâl bu eseri, “Daniş Bey yahut Fâhişe-i Tâibe “adı ilebir hikâye veya roman şeklinde düşünmüş  ama bu eser bir oyun olarak yazılmıştır. Aki Bey adlı oyun Namık Kemal’in  “ Daniş Bey yahut Fâhişe-i Tâibe  “ adını verdiği hikâyede bahsettiği bir maceradan kurgulamıştır. Akif Bey adlı oyun  aruzun yanında hece vezni ile yazılmış şiirler ile de dikkati çekmiştir.

 “Tiyatro bir eğlencedir ve eğlencelerin en faydalısıdır.”
Şeklinde düşünen Namık Kemal tiyatroyu halk için bir eğlence olarak düşünmüş,
dram türünde yazdığı Akif bey adlı oyununu da bu anlayışla
yazmıştır.  Romantizmin etkisi hissedilen bu oyunu da tıpkı  Zavallı
Çocuk adlı oyununda da olduğu gibi sonu facia ile biter. İhtiras ve
kıskançlık çatışmasını konu alan oyunda kahramanlar tamamen iyi ve kötü
karakterler olarak sınıflanır. Oyun da vatanseverlik duygusu da dikkati çeken
diğer bir tema olmaktadır.

KONUSU  :

Vatansever bir deniz subayı olan Akif Bey,  melek sandığı
güzel bir kadın ile evlenip, Kırım Savaşına katılmak için savaşa gider.
Giderken de çok sevdiği  güzel eşi Dilruba’yı babası Süleyman
Kaptan’a emanet eder.  Sinop baskınında Akif bey’in olduğu gemi de
yanmış Dilruba ‘da hemen kendisini boşattırıp Esat adında bir adamla
evlenmiştir. Fakat düğün gününde Akif bey de ortaya çıkar. .

OYUNDAKİ
KARAKTERLER

Dilruba: Melek görünümlü
şeytan fikirli , ahlaken düşük karakterli, iffetsiz bir kadındır.

Akif  Bey: Navarin
Savaşı’na katılan Süleyman Kaptan’ın oğlu ve bir gemi kumandanıdır. Vatansever
bir deniz subayı olarak betimlenir.

Süleyman
Kaptan:
 Navarin Savaşına katılmış şerefli bir kaptan ve Akif Bey’in
babasıdır.

Esat: Dilruba’nın
tuzağına düşmüş bir aşığıdır.

OYUNUN ÖZETİ

Bir deniz subayı olan Akif Bey, melek yüzlü melek gibi temiz ahlaklı
olduğunu zannettiği Dilruba adlı bir kadınla evlenir. Evlendikten sonra da
Kırım Harbi patlak verir.

Bunun üzerine Akif Bey, çok sevdiği eşi Dilruba’yı Navarin’de de harbe
katılan babası Süleyman Kaptan’a emanet edip vatanını korumak üzere göreve
başlar. Akif Bey’in de içinde bulunduğu Osmanlı Donanması Sinop Baskını
sırasında Rus donanması tarafından batırılır. “Sinop’ta düşmana teslim
etmeyelim diye gemiyi yakmıştık ya, herkes bizi şehit oldu zannetmiş.”

Akif Bey, savaşa gider gitmez, Dilruba, her fırsatta evden ayrılmakta
düğünlere ve eğlencelere katılmaktadır.  Süleyman Kaptan’ın
uyarılarını da dinlemez.”  Senin eşin savaşa gidiyor. Sen düğüne
falan koşuyorsun. “

Sinop Faciasını duyan Dilruba kocasının Sinop muhaberesinde öldüğünü
düşünerek ve zaman da kaybetmemek için ve Akif bey ile boşanmak üzere harekete
geçer. Akif bey’in öldüğünü kanıtlamak amacıyla hemen  iki yalancı şahit
tutarak Akif bey’den boşanır.

Halbuki, Âkif Bey’in gemisi, bir bomba darbesiyle
yanmış,  Akif Bey’de gemiyi Ruslara bırakmamak için gemiyi batırmış
ve kendisi de bir tahta parçasına tutunarak kurtulmuştur.

Dilruba, hiç vakit kaybetmeden cilve ve edalarla başını yaktığı Esad
ile evlenme hazırlığına girişir ve düğün hazırlığı da başlar.Dilruba ve Esad’ın
evlenecekleri gün Akif Bey döner.   Süleyman Kaptan, oğluna
olanı biteni anlatır ve karısı Dilruba’nın ahlaksız bir kadın olduğunu ayrıca
yalancı şahitlerle ve hile ondan boşandığını hatta başkası ile evlenmek üzere
olduğunu da öğrenir.

Dilrübâ’nın bütün dalaverelerini öğrenen Akif bey, karısını gerçekten
boşar ve o gece kendisi ve karısı hakkında   türlü dedikodular
yapılan bir meyhaneye gidip sahibine bol miktarda para vererek meyhaneyi
boşalttırır.

Dilruba’nın evleneceği gün babasını da yanına alan Akif Bey, yaptığı
ahlaksızlıklar yüzünden karısını öldürmeye karar vermiştir.  Dilruba
evlenmek üzereyken Akif Bey ile babası Dilruba’nm bulunduğu Çürüksu’ya
gelirler. Akif Bey, Dilrübâ’nın gelin odasına gizlice girip, sandık odasında,
bütün konuşmaları dinleyerek yalancı şahitler ve çevrilen dolaplar hakkında
bilgi sahibi olur.   Her şeye emin olan Âkif, gizlendiği yerden
çıkarak  Dilrübâ’yı tabanca ile vurur. Bu sırada Esad da müdahale
eder ve Akif bey Esad’ı da vurmuştur. Esad ise can çekişirken hançerini, Âkif
Bey’e saplamıştır.

Esad ve Akif bir fahişe için birbirlerini öldürürken Dilrübâ fırsattan
istifade kaçmaya çalışır. Süleyman Kaptan’da bu olaylara sebep olan Dilruba’yı
öldürür.

BENZER İÇERİKLER

ORTA ASYANIN “KAYIP AYDINLANMA” ÇAĞI

Editor

Gabriel Garcia Marquez Yaprak Fırtınası Konu Özet İnceleme

Editor

Irazca’nın Dirliği Konusu Özeti İnceleme Fakir Baykurt

Editor
Yükleniyor....

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. İstediğiniz zaman çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku

Gizlilik ve Çerez Politikası