Tag : online roman oku

Roman (Yabancı)

Mark Gimenez – Avukat

Editor
Aziz Aloysius Çocuk Araştırma Hastanesi Ithaca, New York 02:55 Kadına gözlerini dikmiş bakıyordu; yüzündeki ifade sert ve kararlıydı. Kadının da bildiği gibi bunu onaylamıyordu. “Bana o şekilde bakmaktan vazgeç, Luigi. Ben deli değilim.” Ön girişte bulunan bekleme odasındaydılar, burası belli bir sıcaklıktaydı ve dışarıdan gelebilecek soğuğa ve mikroorganizma kaynaklı kirleticilere......
Roman (Yerli)

Mehmed Niyazi – Yemen Ah! Yemen

Editor
Mayısın ortaları olmasına rağmen gündüz yolculuk yapmak imkansızdı; güneş ikindiye kadar çöle mızrak gibi saplanır, kilometrelerce uzanan Tehame Çölü’nün soluduğu alevler nefesi tıkardı. Bunun için askerî mühimmat, buğday, şehriye, makarna, su dolu kırbalarla yüklü iki yüz civarında deve, at, katırla akşam üstü yola çıktılar. Tabura ve kervana kılavuzluk etmek amacıyla......
Roman (Yerli)

Agatha Christie – Suç Ortakları

Editor
Bayan Thomas Beresford divanın üzerinde oturduğu yeri değiştirerek, sıkıntıyla pencereden dışarı baktı. Dışarıdaki manzara hiç de iç açıcı değildi. Görebildiği yalnızca yolun karşı tarafındaki birkaç apartman dairesiydi. Bayan Beresford esnedi, sonra da iç çekerek, “Bir şeyler olmasını nasıl daisterdim,” dedi. Kocası, onu serzenişle süzdü.“Dikkatli ol Tuppence, senin bu dizginlenemez heyecan......
Roman (Yerli)

Elias Canetti – Körleşme

Editor
— BURADA ne yapıyorsun çocuğum?— Hiç.— Öyleyse burda neden duruyorsun?— Hiç öyle duruyorum.— Okuma yazma biliyor musun?— Elbette.— Kaç yaşındasın bakayım?— Dokuzumu geçtim.— Çikolata mı, yoksa bir kitap mı, hangisini istersin?— Kitap.— Sahi mi? Aferin oğlum. Demek kitap sevdiğin için burada duruyorsun!— Evet.— Neden baştan söylemedin bunu?— Bu yüzden hep......
Roman (Yabancı)

J. Jose Millas – Sakın Yatağın Altına Bakma

Editor
Bİ Savcı Elena Rincon ile görevli adli tabip, Lopez de Hoyos’da bir cesetle ilgilenmişer, resmi arabayla nöbetçi mahkemeye dönüyorlardı. Şför şşın suratlı, gencecik bir delikanlıydı; yanındaki koltukta uyuklayan zabıt kâtibinin baş ikide birde önüne düşyor, kucağndaki bond çantaya çarpıyordu. Saat sabahın üçüydü, açıklanması mümkün olmayan bir ilgiyle ıssız kaldırımları incelermişgibi......
Roman (Yabancı)

Agatha Christie – Hercule Poirot – Acı Kahve

Editor
Hercule Poirot – Acı Kahve Hercule Poirot, Whitehall Mansions’daki küçük fakat insanı dinlendiren dairesinde kahvaltı ediyordu. Tatlı çörekle Kakao nefisti. Alışkanlıklarından çoğu zaman şaşmazdı; fakat o sabah uşağı George’dan bir fincan kakao daha istedi. Bir yandan da kahvaltı masasındaki gazeteye göz atıyordu. Her zamanki titizliğiyle, işi biten zarfları düzgünce üst......
Roman (Yerli)

Dost Körpe – Nötralizör

Editor
IMT kafeteryasında, beyaz gömlekli zenci garsonun birkaç saniye önce önüne bıraktığı beyaz fincanın içindeki renksiz sıcak suya, rulo bir kutunun içinden çıkardığı kahve tabletini atarken ve karşısındaki, Mars manzarasıyla kafeteryanın solunabilir atmosferini birbirinden ayıran, solar radyasyon filtreli camın ardındaki gri enginliğe çevresinde toplanmış çocuklardan ikisinin omuzlarına kollarını atmış halde bakan......
Roman (Yerli)

Emile Ajar (Romain Gary) – Yalan-Roman

Editor
Başlangıç diye bir şey yok. Herkes gibi, sıram gelince ben de doğdum, o zamandan beri de bir aidiyettir gidiyor. Kendimi toplamdan çıkarmak için her yolu denedim, ama bunu kimse başaramamış, hepimiz birer artıyız. Oysa satrançta benim adımla ‘Ajar savunması’ diye bilinen, son derece yetkin bir savunma sistemi geliştirmiştim. Önce Cahors......
Roman (Yabancı)

Iain M. Banks – Eşekarısı Fabrikası

Editor
Ağabeyimin kaçtığını öğrendiğimiz gün Kurban Kazıklarını kolaçan etmeye gitmiştim. Bir şeyler olacağını zaten biliyordum; Fabrika bana haber vermişti. Adanın kuzey ucunda, doğu rüzgârı estiğinde paslı kolu gıcırdayan gemi kızağının kalıntılarının yanında, son kum tepesinin dışa bakan yüzünde iki Kazığım vardı. Kazıkların birinde bir sıçan kafası ve iki kızböceği, diğerinde bir......
Roman (Yerli)

Abdullah Ziya Kozanoğlu – Malkoçoğlu

Editor
GENÇ, güzel Macar kızı, örgüleri kalçalarını döven altın saçlarını dalgalandırarak Kanije kalesinin geniş duvarları üzerinde gelincik topluyordu. Bahar gelmiş, sinirleri dirilten, yürekleri kabartan ılık, dumanlı kokusuyla kırlar ve gönülleri kuşatmıştı. Kız, turfanda kirazlar gibi kızarmış, nemli parıltılarla terlemiş dudakları arasından bir şarkı söylüyor, arada bir duvarlar üzerinde ayağı kaydıkça şarkısını......

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. İstediğiniz zaman çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku

Gizlilik ve Çerez Politikası